Yılmaz Eres
Yılmaz Eres
29 Eylül 2015 Salı 10:34
257 Okunma
Emisyon skandalında Türkiye durum?

ALMAN Volkswagen’in ABD’de emisyon testlerini manipüle ederek çevreyi belirtilenden 40 kat daha fazla kirlettiğinin tespit edilmesi bir anda tüm dünyada gözlerin zararlı egzoz gazlarına çevrilmesini sağladı. Dünyada 10 gündür emisyon oranları tartışılıp, yaşanılan skandalla ilgili çevreci eylemler gerçekleşirken, Türkiye gündemin çok gerisinde. Nedeni açık. Türkiye’de ne hükümet, ne firmalar ne de vatandaşlar araçların çevreyi ne kadar kirlettiğinin üstünde pek durmuyor, ilgilenmiyor daha doğrusu bu konuda pek bilinçli hareket etmiyor. Bunu zaten 3 veriyle net olarak ortaya koyabiliyoruz.



1) Avrupa Birliği (AB) 1990’ların başından bu yana egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutma amaçlı normlar belirlerken, Türkiye belirlenen standartları ancak 2009 yılından sonra zorunlu hale getirdi. Tabi zorunlu olması yetmiyor, AB ile eş zamanlı da yeni standartları uygulamaya koymak gerekiyor. Bu konuda da Türkiye oldukça geriden geliyor. Örneğin ‘EURO 6’ standardı. Avrupa, geçtiğimiz yıl eylül ayında satışa sunulan yeni araçlarda EURO 6’ya geçerken, bu standardı bu ay tüm araçlara yönelik uygulamaya başladı. Yani Eylül 2015’ten itibaren AB ülkelerinde EURO 6 standardı dışında araç satılamayacak. Türkiye’de ise ancak 2016 yılından itibaren sadece pazara yeni giren araçlarda EURO 6 standardı uygulanacak. Tüm araçlar için ise kapsam firmalardan gelen talep üzerine 2018 yılına ötelendi. Bu da bugün pazarda yer alan araçların 2018 yılına kadar rahatlıkla satılmasını sağlayacak. Türkiye’de üretilip ulusal tip onayı olan araçlar için ise EURO 6 standardına geçmek 2019 yılı sonunu bulacak. Sonuçta 2009 yılından bu yana Avrupa standartlarını uyguluyoruz ama 4 yılı bulan gecikmelerle...


YAŞLI ARAÇ PARKI


2) Çevre konusunda bilinçli olmadığımız Türkiye’deki araç parkıyla da net olarak anlaşılıyor. Bugün Türkiye’de trafikte toplam 14 milyon 332 bin araç bulunuyor. Bu araçların sadece 2 milyon 675 bin adedi yani yüzde 18.7’si 1-3 yaş arasındaki yeni araçlardan oluşuyor. Parkta EURO 5 standardındaki araçları da temsil ediyor bu rakam. Geri kalan tüm araçlar ise 4 yaş üzerinde. Sadece 20 yaş üzeri araç sayısı bile Türkiye’de emisyon oranlarını hiç önemsemediğimizi ortaya koyuyor. EURO normunda bile olmayan bu araçların sayısı 3 milyon 191 bin adet. Yani toplam araç parkının yüzde 22.3’ünü teşkil ediyor. Bu araçların hepsi çevreye zehir saçmasına rağmen çok rahatlıkla yollarda yer alabiliyor, trafikten çekilmiyor, ceza ödemiyor. Avrupa’da ise 7 yaş üzeri araçlar trafikten çekilirken, çekilmeyenlere ciddi cezalar uygulanıyor. Bizde ise bırakın cezayı ve trafikten çekmeyi 7 yaş üzeri araç sayısı toplam araç sayısının yüzde 66.2’sini oluşturuyor.


EMİSYONA BAKMIYORUZ
3) Gelişmiş ülkelerde tüketiciler araç alırken emisyon oranlarına daha doğrusu çevreyi ne kadar kirlettiğine bakarken biz de ise tam tersi olduğu satışlardan ortaya çıkıyor. Türkiye’de araçlardaki vergilendirme sistemi emisyona göre değil motor hacmine göre yapıldığı için tüketicilerin alımında ilk sırayı çevreyi ne kadar kirlettiği değil aracın fiyatı alıyor. Ağustos 2015 itibariyle Türkiye’de satılan araçların sadece yüzde 10.66’sının emisyon oranları yani ortalama CO2’si (karbondioksit) 100 gr/km ve altında. Bu araçların büyük bölümü de ucuz fiyata sahip küçük motorlu araçlardan oluşuyor. 100 ila 120 gr/km arasında CO2 oranına sahip satılan araçların oranı ise yüzde 41.64. 120 gr/km ve üzeri orana sahip yani çevreyi en çok kirleten araçların satıştaki payı ise yüzde 47.69’ı buluyor. AB’nin hedefinin tüm yeni araçlar için CO2 seviyesini 95 gr/km seviyesinde tutmak olduğu düşünülürse Türkiye’nin bu konuda elini daha hızlı tutması gerekiyor.
 

Euro 6 ile NOx 80 mg/km’ye iniyor

AB, 1990’ların başından bu yana egzoz gazı emisyonunu kontrol altında tutma amaçlı normlar belirliyor. Bu normlar sayesinde son skandala konu olan azot oksit (NOx) seviyelerini kontrolde sağlanan ilerleme oldukça dikkat çekici. Bu normların en yeni aşaması ise Euro 6. Eylül başından bu yana tüm yeni araçlar için geçerli olan Euro 6’da dizel araçlar için belirlenen NOx seviyesi 80 mg/km. Euro 5 kapsamındaki oran ise 180 mg/km düzeyindeydi. AB, NOx seviyesini düşük tutmak için normları sıkılaştırsa da en son aşamanın oranı bile ABD’dekinin çok üstünde. ABD’de belirlenen NOx oranı 50 mg/mil yani 31 mg/km. 

2021 HEDEFİ

Özellikle iklim değişikliği üzerinde etkisi olan ancak insan sağlığını doğrudan etkilemeyen karbon dioksit (CO2) emisyonlarını azaltma çabası içinde olan AB, ulaşım sektöründe de bu verileri yakın takipte tutuyor. CO2 emisyonları açısından AB’de taşıtlar için belirlenmiş bir üst sınır yok. 2009 ve 2011’de hazırlanan yönetmelikler çerçevesinde CO2 emisyonlarını denetleyen AB’nin hedefi ise 2021’de tüm yeni araçlar için CO2 seviyesini 95 g/km seviyesinde tutmak. Bu da 100 kilometrede 4.1 litre benzin ya da 3.6 litre dizel tüketimi anlamına geliyor.
Türkiye’de emisyona göre satış (Ocak-Ağustos 2015)
CO2 Adet Pay
------------------------------------------------
?  160 gr/km 17.231 3.80
Toplam 453.817 100.00

Türkiye’deki araç  parkı yaş dağılımı

Yaş grubu Toplam Payı
---------------------------------------
1-3 Yaş 2.675.598 18.7
4-6 Yaş 2.164.039 15.1
7-11 Yaş 3.317.931 23.1
12-15 Yaş 1.336.004 9.3
16-19 Yaş 1.647.668 11.5
+ 20 Yaş 3.191.346 22.3
GENEL TOPLAM 14.332.586 100.0

Türkiye standartları gecikmeli uyguluyor

DÜNYADA araç sayısının hızla artmasına bağlı olarak oluşan çevre kirliliğine çözüm olarak gelişmiş ülkeler 1970’li yıllardan itibaren harekete geçerek egzoz emisyonlarına standartlar getirilmesine karar verdi. Dünyada emisyonlara yönelik ilk düzenlemeler 1968 yılında California’da, ilk sınırlama ise 1972 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde başladı. Buna göre her bir aracın belli bir standartta çevreye egzoz gazı vermesi kararlaştırıldı. Bu standartlar her yıl için zorlaştırılarak, emisyon değerlerinin hızla düşürülmesi amaçlandı. Birçok ülke emisyon değerlerini azaltmayı amaçlayan Kyoto Protokolü’nü onayladığından, otomotiv firmaları son yıllarda motor teknolojilerinde hava kirliliğinin azaltmaya yönelik çalışmalarını artırarak, dev yatırımlara imza attı. Ancak hava kirliliğini önlemek amacıyla motorlu araçlara getirilen standartlar Türkiye’de ancak 2009 yılından itibaren zorunlu hale geldi. Bugün Türkiye, biraz geriden takip etse de AB kriterlerine bağlı olarak ‘Euro Standartları’nı uyguluyor.
* 1993: Otomotiv Sanayi Çevre Deklerasyonu yayınlandı.
* 1995: Otomobiller Euro 93 standardına artan yüzdelerle uygun hale getirilmeye başlandı.
* 1996: AB gümrük birliği anlaşması ile AB tip onayı mevzuatı çalışmaları başlatıldı. Üretilen taşıtların AB normlarına 5 yıl içinde uygun hale getirileceği bildirildi.
* 1996: Ticari araçlar emisyon (ECE R24) uyum programı yayınlandı.
* 2001: Tüm dizel araçlarda Euro 1 seviyesi başladı.
* 2008: Yeni tip onayında Euro 4 seviyesi başladı. 
* 2009 Tüm araçlarda EurO 4 seviyesi zorunlu hale geldi.
* 2010: Yeni tip onaylı araçlar ile tüm benzinli araçların EURO 5 standartlarına uygun hale getirilmesi zorunlu tutuldu.
* 2012: Tüm dizel araçlarda Euro 5 standartları geçerli oldu.
* 2014: Türkiye’de üretilen ve Ulusal Tip onalı olan araçlar EURO 5’e geçti.
* 2016: Yeni araçlarda 2016’dan itibaren EURO 6 standardı uygulanacak.
* 2018: Tüm araçlarda EURO 6 standardı aranacak.
*Ağustos 2018: Türkiye’de üretilen ve Avrupa Tip onayı olan araçlarda EURO 6’ya geçecek
* Ağustos 2019: Türkiye’de üretilen ve Ulusal Tip onayı olan araçlarda EURO 6’ya geçilecek
Son Güncelleme: 29.09.2015 10:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Buğra 12 ay önce

Çok kirliiiiiiii...